Mikro Ulus Nedir? Önce Bu Soruya Cevap Verelim.

Mikro Uluslar (Micro Nations), kendi ütopyalarını yaratmak, yaşadağı hayattan sıkılarak yeni maceralara atılmak isteyen insanlar tarafından yada sansasyonel bir şekilde gündem oluşturmak için, devletlerin sahipsiz kalan toprakları üzerinde ”bağımsızlık” iddiası ile kuruluyorlar. Mikro Ulusları hiç bir devlet resmi olarak tanımıyor, uluslararası organizasyonlarda söz sahibi olamıyorlar. Bu ulusçukların kendi bayrakları, milli marşları hatta kendi para birimleri bile mevcut. Kendilerine özgü anayasa oluşturuyorlar, kimlik kartı basıyorlar, pasaport çıkaranları da var. Ama geçerli mi? Tabii ki hayır! Yani kısacası ütopik bir dünya kurup eğleniyorlar aslında.

Bir rapora göre sayıları 400’den fazla. Biz ülke olarak bu tür ulusçuklara oldukça meraklıyız, nerede enteresan olay var ülke olarak içine giriyoruz. Ne yapalım ilgilimizi çekiyor ama öyle değil mi? 🙂 Hadi gelin bu ulusçuklara beraber bakalım.

Bizimle beraber eğlenmek, ilginç bilgileri öğrenmek için Balkon‘da bize eşlik edebilirsiniz 🙂 .

1. Sealand

Sealand

Yalan yok benimde burada vatandaşlığım var 🙂 hatta kimliğim bile mevcut 🙂 . Sealand’ın tarihi 2. Dünya Savaşı’na dayanıyor oldukça eski bir Mikro Ulus, hatta bu ulusların arasında en popüleri diyebilirim size. 2. Dünya Savaşı sırasında İngiliz Ordusu tarafından radyo istasyonu ve savunma hattı olarak kullanılan bu platformlar savaş bittikten sonra terk edilerek boş kaldılar, ama yıkılmadılarda. Orduda görevli olan Binbaşı Roy Bates bu platformlardan bir tanesine yerleşme kararı aldı, hatta bu durumu o kadar ileri taşıdı ki platform uluslararası karasularında bulunduğu için burada bir ülke yaratabileceğini savundu. Platformunu ”Devlet” statüsünde ilan eden Roy Bates kendisine Prens ünvanını vererek durumu resmen duyurdu.

Aradan 1 yıl geçtikten sonra İngiliz Hükümeti durumun vahimiyetine son vermek için Kraliyet Donanması ile birlikte platforma operasyon düzenledi fakat Roy Bates‘in platformundan açılan püskürtme ateşleri başarılı olmuş olacak ki donanma geri çekildi. Mahkemeye taşınan olayda İngiliz Mahkemesi, platformun İngiliz karasularının yaklaşık 6 mil (9,5 Km) ilerisinde uluslararası sularda bulunması sebebi ile Roy Bates’i haklı buldu. Sonrasında durumu daha da ileriye taşıyan eski Binbaşı Bates, ülkesinin anayasasını oluşturdu, bayrağını tasarladı ve Amerikan Doları ile eş değer bir para birimi oluşturdu.

2008 yılına kadar ünlü bir ”hosting” firmasının serverlarına ev sahipliği yapan platform ekonomisini canlı tutmak adına Online Casino projesini üzerinde çalışmalar yürüttü. Günümüzde devam eden internet sitesi üzerinden (-şuradan- ulaşabilirsiniz) kimlik kartı/lord/lady/cont/contes/duke/dame/baron gibi ünvanların yanı sıra ülke ile ilgili bayrak, döküman, hatıra eşyalar gibi ürünleri satarak ekonomisini ayakta tutmaya çalışmaktadır.

Birçok ülke tarafından tanınmayan KKTC ile hazırlık maçı bile yapmışlardır. Karşılaşmayı KKTC 6-1 kazanmıştır.

Roy Bates’in 9 Ekim 2012 (91 Yaşında) tarihinde ölmesinden sonra, Prenslik ünvanını oğlu Michael Bates almıştır ve hala ülkenin daimi lideri konumundadır.

2. Liberland

Liberland

Popülerliği Sealand’dan almaya niyetli en etkili gelen ülkelerden birisi, organize çalışan büroları sayesinde adını duyurmayı başarıyor ve neredeyse gidebileceği her ülkeye giderek kendini ispatlamaya çalışıyor Başkan Vit Jedlicka. Ülkemizden en çok başvuru alan Mikro Ulusların başında geliyor Liberland. İnternet sitesi üzerinden açmış olduğu vatandaşlık başvurularını titzlikle değerlendiriyorlar ve kendilerine yatırım yapacak, ülke resmiyet kazandığı zaman ülke içerisinde gelişimine katkı sağlayacak vatandaş istiyorlar.

Liberland Tuna Nehri’nin batı kıyısında, Hırvatistan ile Sırbistan arasında sahipsiz kalmış 7 Km² ‘lik bir toprak parçası. Yine kendisi gibi ulusçuk olan diğer ülkeler gibi hiçbir devlet ve organizasyon tarafından resmi olarak tanınmıyor. 1991 yılında Sovyet Federal Yugoslavya Cumhuriyeti’nin dağılması sonucunda kimse tarafından talep edilmeyen unutulan bir toprak parçasını Vit Jedlicka 13 Nisan 2015 tarihinde değerlendirerek Özgür Liberland Cumhuriyeti’ni kurdu. Diğer ülkeler tarafından sınırları işgal edilmemesi adına parsellendi ve etrafı çevrildi. Aslında baya baya bir devlet yani. Mottosu ”Yaşa ve Yaşat” olan mikro ulus geçtiğimiz günlerde kendi bürokratları için diplomatik bir pasaport çıkardı. Girişimlerine devam eden Başkan Vit Jedlicka’nin Liberland’ı ilerlerleyen günlerde nasıl bir akıbet içinde olacak izleyerek göreceğiz.

3. Hutt River Prensliği

Hutt River Province

En büyük toprak bütünlüğüne sahip olan Mikro Ulus olan Hutt River Prensliği 75 Km² ‘lik bir toprağa sahip.

Hutt River Prensliği, 21 Nisan 1970’te Leonard Casley adında bir çiftçi tarafından Avustralya’dan ayrılarak 75 km2’lik tarım toprakları üzerinde kurulan bir mikro ulustur. Batı Avustralya’da, Perth şehrinin 595 km kuzeyinde yer alan bağımsız mikro ulusun toprakları Hong Hong ile kıyaslanabilecek miktardadır. Prenslik, aynı zamanda Kalbarri Milli Parkı’na da yakın bir konumda bulunmaktadır. Başkenti ve tek şehri Nain’dir.

Ülkenin kuruluş hikâyesine gelirsek, Leonard Casley Northampton yakınında (aynı zamanda Outback olarak da adlandırılan ve Avustralya’nın ıssız kırsal alanları olarak tabir edilen bölgede) büyük bir çiftlik satın alır. Bölgedeki bitki örtüsü, sadece koyun veya sığır ya da sadece sığır yetiştiriciliği için uygundur. Yağmurların yeterli olduğu yıllarda, iyi beslenen koyunların yünleri bol ve kaliteli olmaktadır. Diğer çiftçilerin de aynı şekilde kaliteli yün üretmeleri sebebiyle, hedeflenen fiyata ulaşılamayıp, kar düşük kalacaktır. Yeterli yağmurun olmadığı yıllarda,  koyunlar iyi beslenememekte, yün nitelik ve nicelik olarak düşük olmaktadır.

Kendi ülke gelirini yarattı.

Leonard Casley bu durumdan kurtulmak ister. Bir sulama programı uygular ve tahıl eker. Leonard Casley’in iyi bir ürün elde ettiği ilk yılda, Batı Avustralya’nın tahıl ambarındaki diğer çiftlikler de iyi mahsul elde etmişlerdir.

Bunun üzerine üretim miktarını kısıtlayan bir kota yasası çıkartılır. Leonard Casley gelirinin %10’unu kaybeder. Buna karşılık yasal yollarla hakkını aramak ister,  fakat yargıçların yasaları değiştirme yetkileri olmaması nedeniyle kendisine yardımcı olamamalarından dolayı davaları kaybeder.

Leonard Casley hayal kırıklığı ile Avustralya mahkemelerinde adalet arar. Ve bulur da. Avustralya Anayasasında, faydalanabileceği bir takım yasal boşluklar mevcuttur. Bu gerçeği Leonard Casley kullanır. 1970’de, kendisine ait tarım istasyonu ile Avustralya’dan kopar ve “Hutt River Province”i  kurarak bağımsızlığını ilan eder. 15. Yüzyıldan kalma eski bir yasaya istinaden Leonard Casley bu ülkeyi İngiliz tacının bir parçası olma hakkına dayandırır.

Tehdit edildi.

Seçim sonrası göreve gelen yeni Avustralya başbakanı, Casley ve adamlarına vatana ihanetten dava açılıp ağır ceza alacakları tehdidinde bulunur. Bundan kurtulmak için Leonard Casley, yine bir yol arar ve bunu da yine eski bir yasada bulur. Bu yasaya göre, Prens ve ailesi ve yardımcıları vatana ihanetle suçlanamazlar. Dahası, bu yasa, Prens ve yardımcılarının görevlerini yerine getirmelerine engel olan herkesin suç işleyeceğini ortaya koymuştur. İngiltere’nin Krallık olması sebebiyle “Hutt River” Prenslik olur. İngiliz Milletler Topluluğu’nun belirlediği yasalar çerçevesinde dokunulmazlık elde eden Casley, 1971’de kendisini “Hutt River Prensi I. Leonard” ilan ettiğinden beri ne Avustralya ne de Batı Avustralya Eyaleti tarafından tanınsa da, prensliği Avustralya’ya vergi ödememekte ve kendi parasını basmaktadır. Mikro ulus, halen geçerli olan kanunlara göre Hutt River Prensliği’nde yaşamaya devam etmektedir.

Bu küçük ülke aynı zamanda çok da cesurdur. 1977’de kendisine gelen postalar teslim edilmediği için Avustralya’ya savaş bile ilan ederler. Prenslikte yaklaşık 30 kişi yaşamasına rağmen, çifte vatandaşlığı kabul ettiği için dünya çapında 13.000’den fazla vatandaşlık dağıtmıştır.

Casley, çocuklarıyla birlikte uğraştığı çiftçiliğin yanı sıra, prensliğini her yıl binlerce turistin ziyaret ettiği bir yere dönüştürdü. Yine de, prenslikte turistlerin kalması için bir otel bulunmamaktadır.

4. Özgürşehir Christianya (Freetown Christiania)

Christiania

Türkçeye “Hristiyanya” olarak da çevirebilir miyiz bilmiyorum ancak Danimarka’nın başkenti Kopenhag’ın Christianshavn ilçesinde bulunan özerkliğini ilan etmiş, yaklaşık 900 kişi nüfusu olan ve 34 hektar alan kaplayan özerk bir bölgedir. Christianya, resmi makamlarca “geniş bir komün” olarak tanınmakla beraber, özel bir statüye sahiptir ve Kopenhag Belediyesi’nin gözetiminde, 1989 yılından beri yürürlükte olan Christianya Hukuku’na göre yönetilmektedir. 2011 yılında yeni yerleşimcilere kapatılmış sonra tekrar açılmıştır. Resmi çevrelerce, Christianya’nın geleceği tartışılmaya devam etmektedir.

5. Seborga Prensliği

Seborga

Seborga Prensliği, İtalya topraklarının Fransız sınırına yakın bir bölgesinde bulunan bir prensliktir. Belki de gerçek bir tarihe dayanan tek mikro ulus olan bu prensliğin tarihi geleneksel olarak 954 tarihine kadar uzanıyor. Tarih boyunca birleşik İtalya’nın resmi anlamda asla bir parçası olmayan bu mikro ulus, Giorgio Carbone liderliğinde, 1963 yılından itibaren bağımsızlık iddiasını güçlü biçimde dile getirmeye başladı. Yöre halkı tarafından yönetici seçilen Carbona, “1. Giorgio” unvanıyla 2009 yılına kadar yönetimde kaldı.  Luigino isimli para birimi 1994-1996 yılları arasında hiçbir hukuki geçerliliği olmamasına karşın bölge içinde kullanılmıştır. Son nüfus sayımına göre 320 vatandaşı vardır.

Comments

0 comments

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz